Samsunun İşgali

Samsunun İşgali, samsunun Tarihi, samsun hakkında bilgiler

Malazgirt Savaşından sonra Türkler Anadolu’yu yurt tutmak amacıyla yayılmaya başlarlar. 1086’da Danişmendliler Samsun’u kuşatırlarsa da ele geçiremezler. Ancak Samsun’un yakınında yeni bir kent kurarlar. Bundan sonra eski kente “Hristiyan Samsun” denir.

Selçuklu hükümdarı Kılıç Arslan ülkesini iki oğlu arasında paylaştırdığında (1185) Müslüman Samsun, hükümet merkezi Tokat olan Rüknettin Süleymenşah’ın payına düşer. Hıristiyan Samsun ise, önce Bizanslıların, XIV.yy.’ın ilk yıllarından başlayarak da uzun süne Cenevizler’in yönetiminde kalır.

Müslüman Samsun, Kösedağ Savaşından (1243) sonra sırasıyla İlhanlılar, Pervaneoğulları(1297), Candaroğulları (1322) ve Tacettinoğulları’nın (1348) denetimine girer. 1393’te Yıldırım Beyazıt tarafından alınır. Ancak padişahın Rumeli’de uğraşmasından yararlanan Kubatoğulları 1395’te şehri ele geçirir. Müslüman Samsun’u ikinci kez alan Yıldırım Beyazıt, Bulgar Kralı Mihail Yiyman’ın Müslümanlığı kabul eden oğlu Aleksandır’ı (İskender Paşa) buranın valiliğine getirir (1398).

Ankara Savaşından sonra Anadolu beyliklerini yeniden canlandıran Timur, Müslüman Samsun’u Canik beylerinden Kubatoğulları’na verir(1403). Timur Anadolu’dan çekip gittikten sonra, Osmanlı Şehzadesi Süleyman Çelebi Müslüman Samsun’u Kubatoğulları’ndan alarak Taşanoğlu Ahmet Bey’e verir (1404). Süleyman Çelebi’nin İstanbul yolunda öldürülmesinden(1411) sonra toparlanıp güçlenen kubatoğlu Cüneyt Bey, savaşta yenilgiye uğrattığı Taşanoğlu Ahmet Bey’i öldürerek Müslüman Samsun ve yöresine egemen olur(1414).

Candaroğlu İsfendiyar Bey ile birleşen Tavettinoğyu Hüsamettin Bey, Samsun üzerine yürüyerek savaşta Cüneyt Bey’i öldürerek topraklarını ele geçirir(1418). Ancak daha sonda Karakoyunlular’ın Erzincan Valisi Pir Ömer’le anlaşan İsfendiyar Bey, Müslüman Samsun’u Hasan Bey’den alarak küçük oğlu Hızır Bey’i buranın valiliğine atar.

Anadolu seferine çıkan I. Çelebi Mehmet her iki Samsun’u da fetheder. Cenevizliler aşağı şehri yakıp gemilerle kaçarlar. Tek yönetim altında birleştirdiği kentin valiliğini Tacettinoğlu Hüsamettin Hasan Bey’e bırakırken, Canik yöresini de oğlu Şehzade Murat’ın Amasya sancağına bağlar(1419). Murat II.’nin cülusu sırasında (1421) çıkan karışıklıklardan yararlanarak Osmanlılar’a karşı ayaklanan Tacettinoğlu Hasan Bey’le kardeşi Mehmet Yavuz bağımsızlıklarını ilan ederler ve Samsun’da ortak bir yönetim kurarlar.

Canik bölgesini denetim altıma almakla görevlendirilen Amasya Sancakbeyi Lala Yörgüç Paşa, Samsun’u bir kez daha Osmanlı topraklarına katar(1428).

Osmanlı yönetiminde Samsun, Canik bölgesinin merkezi olarak önce Amasya’ya, sonra da Sivas’a (Paşa Sancağı) bağlanır. Kentin ağırlık merkezi Hıristiyan Samsun’dan Müslüman Samsun’a geçerken, limanı da Sinop’un gölgesinde kalır. Yavuz Sultan Selim döneminde kent, Trabzon ve Karahisar’la birlikte yeni oluşturulan Erzincan Eyaletine bağlanır(1514).

Mehmet III, döneminde (1595-1603) Kazaklar’ın sürekli saldırısına uğrayarak büyük hasar gören Samsun Kalesi, daha sonra onarılarak saglamlaştırılır ve içine yerleştirilen muhafızlarla denizden gelebilecek akınlara karşı kentin güvenliği sağlanır.

XVIII. yy.’ın ilk yarısından başlayarak Samsun ile Karadeniz’in, öteki limanları, özellikle Kırım arasında yapılan deniz ticareti kentin önemini artırır. Ancak Kırım’ın Osmanlı denetiminden çıkmasından (1774) sonra bu ticaretin gerilemesi, Samsun’u olumsuz yönde etkiler. Yörede ıslahat amacına yönelik olarak konan yeni vergilerden hoşnut olmayan eşraftan bazı kişilerin desteğini kazanan Canikli Ali Paşa, yönetime karşı ayaklanıp Samsun’u işgal eder (1779). Ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen Çapanogullar’ından Cabbarzade Mustafa Bey, Caniklileri Kavak’ta yendikten (1780) sonra Samsun’la yöresinde dirlik ve düzeni yeniden kurar.

Bu kez de Alipaşazade Hüseyin Bey’le birleşen Mütesellim Tayyar Paşa, Samsun’da ayaklanarak Çapaoğulları’nın yönetimindeki Amasya’ yı ele geçirir (1805). Erzurum Valisi Yusuf Ziya Paşa, Çapaoğulları’nın yardımıyla Tayyar Paşa kuvvetlerini Trabzon yakınlarında yener. Alipaşazade yakalanarak idam edilir. Tayyar Paşa Anapa’ya kaçar (1806).

XIX. yy.’ın ilk çeyreğinde güçlenen Canikli Hazinedaroğulları Samsun ve yöresini denetimleri altına alırlar. Ancak Tanzimat’tan sonra etkisiz durumda kalan Hazinedaroğulları özellikle yüzyılın ikinci yarısında kent ve yöredeki tüm nüfuzlarını yitirirler.

Bu arada Karadeniz’in buharlı gemilere açılması ve Bafra ile yöresinde nitelikli tütün ekiminin başlamasi Samsun için yeni bir gelişim kaynağı olur. Kentin Türk nüfusu arttığı gibi Avrupalı tütün alıcıları ve çeşitli hammadde tüccarları da şehre yerleşmeye başlar.

1869 yılında Samsun’da büyük bir yangın çıkar. Şehrin hemen hemen tamamı kül haline gelir. Ancak zengin bir ticaret merkezi olan Samsun çabuk kalkınır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında deniz ticareti felce uğradığı için, ekonomik yönden büyük sıkıntılar çeken Samsun, Rus savaş gemilerince dört kez topa tutulur. Önemli ölçüde hasar görür (1915).

19 Mayıs 1919’da Samsun limanına 3. Ordu müfettişi olarak ayak basan Mustafa Kemal Paşa (Atatürk), Anadolu’da Kurtuluş Savaşı’nı başlatır ve kent de bu özelliği nedeniyle Kurtuluş Savaşı’nın bir simgesi durumuna gelir.

XIX. yy. sonlarında Trabzon vilayetine bağlı bir mutasarrıflık olarak yönetilen Samsun, Cumhuriyetten sonra kendi adını taşıyan ilin merkezi olur.
alıntı..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.