Sponsorlu bağlantılar

Reported Speech – Dolaylı anlatım Kullanımı, Örnekleri ve Sınav Soruları

Reported Speech – Dolaylı anlatım Kullanımı, Reported Speech – Dolaylı anlatım Nerelerde Kullanılır, Reported Speech – Dolaylı anlatım Kuralları, Reported Speech – Dolaylı anlatım Örnekleri ve Sınav Soruları, İngilizcede Zamanlar, İngilizce Grammar Kuralları,

Indirect Speech (Reported Speech de denir.) birisinin söylediği cümleyi aktarmaya denir. Genellikle konuşma dilinde kullanılır.

Eğer aktarılan eylem geçmişte yapılmış ise, cümle geçmiş zaman olur. Bu kalıp genellikle bahsedilen zamandan bir önceki geçmiş zamanla ifade edilir.

She said, “I went to the school.” (“Ben okula gittim” dedi.)
→ She said that she had gone to the school. (O, okula gittiğini söyledi.)

Örnekler:
He said the test was difficult. (Testin zor olduğunu söyledi.)
She said she watched TV every day. (Her gün TV seyrettiğini söyledi.)
Jack said he came to school every day. (Jack her gün okula gittiğini söyledi.)

Aşağıdaki tabloda bazı tense’lerin dolaylı anlatımda çevrilmesi gereken karşılıkları verilmiştir.

Direct Speech Reported Speech
Simple Present Simple Past
Present Progressive Past Progressive
Simple Past Past Perfect Simple
Present Perfect
Past Perfect
Past Progressive Past Perfect Progressive
Present Perfect Progressive
Past Perfect Progressive

Eğer aktarılan eylem; geniş zaman, geçmiş zaman veya gelecek zaman ile ifade ediliyorsa, kullanılan zaman aynı kalır, değişmez.

Örnek:
He says the test is difficult. (Testin zor olduğunu söylüyor.)
She has said that she watches TV every day. (Her gün TV izlediğini söylemişti.)
Jack will say that he comes to school every day. (Jack okula her gün geldiğini söylüyor.)

Eğer aktarılan konu, genel geçer bir olayı anlatıyorsa geniş zaman kullanılır.

Örnek:

The teacher said that phrasal verbs are very important
(Öğretmen Phrasal Verbs ‘ lerin çok önemli olduğunu söyledi.)

Zamir ve Zaman Zarflarının Değiştirilmesi
Konuşma aktarılırken, zamirin cümlede geçen nesne ile uyumlu hale gelebilmesi için zamiri de değiştirmek gerekir.

Örnek:

She said, “I want to bring my children.” (Çocuklarımı getirmek istiyorum”, dedi.
She said she wanted to bring her children. “ Çocuklarını getirmek istediğini söyledi), olur.

Tomorrow ====> The next day/the following day
Yesterday ====> The day before
Here ====> There
This/that ====> The
This morning ====> That morning
Today ====> That day
Tonight ====> That night
Next/on Tuesday ====> The following Tuesday
Last Tuesday ====> The previous Tuesday
The day after tomorrow ====> In two day’s time
Ago ====> Before/previously

Aşağıdaki örnek cümlelerde zaman zarflarının ve tense’lerin değişimine dikkat ediniz.

She said, “I went to the cinema yesterday.”
→ She said that she had gone to the cinema the day before.

He said, “I am writing a test tomorrow.”
→ He said that he was writing a test the next day.

She said, “I am not hungry now.”
→ She said that she was not hungry then.

They said, “We were in London last week.”
→ They said that they had been in London the week before.

These examples are taken from ego4u.com.

Konuşulan anı; geniş zaman, geçmiş zaman veya gelecek zamanla uyumlu hale getirmek için zaman zarflarını da değiştirmek gerekir.

Örnek:

She said, “I want to bring my children tomorrow.” (Çocuklarımı yarın getirmek istiyorum), dedi.
(Çocuklarını yarın getirmek istediğini söyledi), olur.

DOLAYLI ANLATIM – ÖRNEK CÜMLELER

He said, “I like this song.” (“Ben bu şarkıyı severim” dedi.)
→ He said that he liked that song. (O, bu şarkıyı sevdiğini söyledi.)

“I don’t speak Italian,” she said. (“Ben İtalyanca konuşmam” dedi.)
→ She said that she didn’t speak Italian. (O, İtalyanca konuşmadığını söyledi.)

“The film began at seven o’clock,” he said. (“Film saat yedide başladı” dedi.)
→ He said that the film had begun at seven o’clock. (O, filmin saat yedide başladığını söyledi.)

“Does she know Robert?” he wanted to know.
→ He wanted to know if she knew Robert.

These examples are taken from ego4u.com.

RİCA (REQUEST) – ÖRNEK CÜMLELER

Emir veya rica cümlelerini çevirirken ask (rica) veya tell (emir) fiillerini kullanabiliriz.

“Stop talking, Joe,” the teacher said.
→ The teacher told Joe to stop talking.

“Be patient,” she said to him.
→ She told him to be patient.

“Give me the key,” he told her.
→ He asked her to give him the key.

These examples are taken from ego4u.com.

Alıştırmalar:

Direct-Indirect
İngilizcede Dolaysız-Dolaylı Cümleler

Bir söz, sözü söyleyen kişinin ağzından çıktığı gibi aynen ifade edilirse, bu “direct” dolaysız cümle olur. Birisinin söylediği söz, yani birisinin söylediği cümle, diğeri tarafından başka birisine aktarılırsa, bunlar “indirect” dolaylı cümle olur.

Dün Ali “Ben her gün okula giderim.” Dedi.

“Indirect” cümlede ise kişi, birisinin söylediği sözü kendi kelimeleriyle aktarıyor.

Dün Ali her gün okula gittiğini söyledi.

Direct cümlelerin yapısı ikiye ayrılır.

Ana cümle (main clause)

Yan cümle (subordinate clause)

Tırnak içindeki bölüm, yani aktarılan söz, yan cümledir. Cümlenin tamamı ana cümledir. Türkçe’de yan cümle, ana cümlenin içindedir. İngilizce’de genellikle yan cümle sondadır.

Direct cümlelerin indirect şekle çevrilişi değişik uygulama gerektirmesi bakımından üç şekilde olur.

1- (Statement) olumlu, olumsuz düz cümleler.
2- (Question) soru cümleleri.
3- (Imperative) emir cümleleri.

1- Statements

Olumlu, olumsuz düz cümleler.

Bu gruptaki “direct” cümlelerin “indirect” hale çevrilmesinde iki noktaya dikkat ediniz.

A) Ana cümle “The Simple Present Tense”mi yoksa “ The Simple Past Tense” mi?

B) Ana cümleden sonra, yan cümleye başlarken “to” ile bağlı bir “indirect object” (dolaylı tümleç) var mı? Yani “to me”, “to him”, “to his father”, “to the director” gibi.

Bu iki unsura bağlı olarak dört çeşit “direct” cümle vardır.

Ana cümle Simple Present Tense, indirect object yok.

All the time Ali says “I love Ayşe.”
Ali her zaman “Ayşe’yi severim” der.

Ana cümle Simple Present Tense, indirect object var.
All the time Ali says to his friends “I love Ayşe.”
Ali her zaman arkadaşlarına “Ayşe’yi severim” der.

Ana cümle Simple. Past Tense, indirect object yok.
Yesterday Ali said “I love Ayşe.”
Ali dün “Ayşe’yi severim” dedi.

Ana cümle Simple Past Tense, indirect object var.
Yesterday Ali said to me “I love Ayşe.”
Ali dün bana “Ayşe’yi severim” dedi.

Kural:

A) Ana cümlede “indirect object” varsa “indirect”e çevrilirken “say” fiili “tell”e dönüşür.

B) Yan cümledeki şahıs zamirleri, sözü söyleyenin bahsettiği kişiye göre değişikliğe uğrar.

C) “Direct” cümledeki ana cümle “S. Present Tense” ise “indirect”e çevirirken yan cümlenin zamanı aynen kalır. Eğer ana cümle “S. Past Tense” ise “indirect”e çevrilirken yan cümlenin zamanı da bir derece “Past”laşır.

Ali says “I love Ayşe.”
Ali “Ayşe’yi severim” der.

A) Ana cümlede “say” fiilinden sonra “to me”, “to you”, “to him” gibi bir “indirect object” bulunmadığı için “say” fiili aynen kalır. Yan cümlenin tırnakları kaldırılır ve ana cümle ile yan cümle arasına “that” bağlacı yerleştirilir.
Ali says that ______________________

B) Yan cümledeki birinci şahıs zamiri olan “l”, üçüncü şahıs zamiri olan “he”ye dönüşür. Çünki Ali kendisinden bahsetmektedir.

Ali says that he ______________________

C) Ana cümlenin fiili “S. Present Tense” olduğu için, yan cümlenin fiili de değişmeyerek “S. Present Tense” olarak kalır.

Ali says that he loves Ayşe.
Ali Ayşe’yi sevdiğini söyler.

2) Ali says to his friends “l love Ayşe.”
Ali arkadaşlarına “Ayşe’yi severim” der.

A) Ana cümlede “say” fiilinden sonra “indirect object” (to his friends) olduğu için “say” fiili “tell”e dönüşür ve yine “direct object”ten sonra “that” bağlacı getirilir.

Ali tells to his friends that ______________________

B) Yan cümledeki birinci şahıs zamiri olan “I”, üçüncü şahıs zamiri olan “he”ye dönüşür.

Ali tells to his friends that he ______________________

C) Ana cümlenin fiili “S. Present Tense” olduğu için yan cümlenin fiili de değişmeyerek “S. Present Tense” olarak kalır.

Ali tells to his friends that he loves Ayşe.
Ali arkadaşlarına Ayşe’yi sevdiğini söyler.

Ali said “I love Ayşe.”
Ali “Ayşe’yi severim” dedi.

A) Ana cümlede fiilden sonra “indirect object” bulunmadığı için fiil aynen kalır. (tell’e dönüşmez.) Fiilden sonra “that” bağlacı getirilir.

Ali said that ______________________

B) Yan cümledeki birinci şahıs zamiri olan “l”, üçüncü şahıs zamiri olan “he”ye dönüşür.

Ali said that he ______________________

C) Ana cümlenin fiili “S. Past Tense” olduğu için yan cümlenin fiili de bir derece “Past”laşır.

Ali said that he loved Ayşe.

Ali Ayşe’yi sevdiğini söyledi.

Ali said to me “l love Ayşe.”

Ali bana “Ayşe’yi severim” dedi.

A) Ana cümledeki fiilden sonra “indirect object” (to me) bulunduğu için “say” fiili “tell’e dönüşür. Fakat fiilimiz “Simple Past Tense” olduğu için onun da “Simple Past Tense”i olan “told”u alıyoruz. Yine “direct object”ten sonra da “that” bağlacını getiriyoruz.

Ali told me that ______________________

B) Yan cümledeki birinci şahıs zamiri olan “l”, üçüncü şahıs zamiri olan “he”ye dönüşür.

Ali told me that he ______________________

C) Ana cümlenin fiili “Simple Past Tense” olduğu için, yan cümlenin fiili de bir derece “Past”laşır.

Ali told me that he loved Ayşe.
Ali bana Ayşe’yi sevdiğini söyledi.

Ana cümlenin “direct” ve “indirect” cümlelerde kullanılan fiil çekimleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Direct / Indirect

1- Simple Present Tense / Simple Past Tense

2- Present Continuous Tense / Past Continuous Tense

3- Simple Past Tense / Past Perfect Tense

4- Past Continuous Tense / Past Perfect Continuous Tense

5- Future Tense / Conditional

6- Future Continuous Tense / Conditional Continuous Tense

7- Present Perfect Tense / Past Perfect Tense

8- Present Perfect Continuous Tense / Past Perfect Continuous Tense

9- Past Perfect Tense / Past Perfect Tense

10- Past Perfect Continuous Tense / Past Perfect Continuous Tense

11- Future Perfect Tense / Perfect Conditional

12- Future Perfect Continuous Tense / Perfect Conditional Continuous
Tense

Şimdi bir örnek cümle ele alalım ve bu tense’lerin hepsi için uygulayalım.

Ali said “I write a letter.”
Ali “Ben bir mektup yazarım.” dedi.

Ali said that he wrote a letter.
Ali bir mektup yazdığını söyledi.

Ali said “I am writing a letter.”
Ali “Ben bir mektup yazıyorum” dedi.

Ali said that he was writing a letter.
Ali bir mektup yazdığını söyledi.

Ali said “I wrote a letter.”
Ali “Ben bir mektup yazdım” dedi.

Ali said that he had written a letter.
Ali bir mektup yazmış olduğunu söyledi.

Ali said “I was writing a letter.”
Ali “Bir mektup yazıyordum” dedi.

Ali said that he had been writing a letter.
Ali bir mektup yazmakta olduğunu söyledi.

Ali said “I will write a letter.”
Ali “Bir mektup yazacağım” dedi.

Ali said that he would write a letter.
Ali bir mektup yazacağını söyledi.

Ali said “I will be writing a letter.”
Ali “Bir mektup yazıyor olacağım” dedi.

Ali said that he would be writing a letter.
Ali bir mektup yazıyor olacağını söyledi.

Ali said “I have written a letter.”
Ali “Bir mektup yazdım” dedi.

Ali said that he had written a letter.
Ali bir mektup yazdığını söyledi.

Ali said “I have been writing a letter.”
Ali “Bir mektup yazmaktayım” dedi.

Ali said that he had been writing a letter.
Ali bir mektup yazmakta olduğunu söyledi.

Ali said “I had written a letter.”
Ali “Bir mektup yazmıştım” dedi.

Ali said that he had written a letter.
Ali bir mektup yazmış olduğunu söyledi.

Ali said “I had been writing a letter.”
Ali “Bir mektup yazmaktaydım” dedi.

Ali said that he had been writing a letter.
Ali bir mektup yazmakta olduğunu söyledi.

Dikkat ederseniz 9. ve 10. sıradaki örneklerimizde “direct” cümledeki fiillerimiz “The Past Perfect Tense” ve “The Past Perfect Continuous Tense” olduğu için “indirect” cümlede de aynı oluyor. Çünkü bu “tense”lerin birer derece daha “past”ı yoktur. Daha fazla “past”laştırmak olanağı olmadığı için aynı kalıyor.

Ali said “I will have written a letter.”
Ali “Bir mektup yazmış olacağım” dedi.

Ali said that he would have written a letter.
Ali bir mektup yazmış olacağını söyledi.

Ali said “I will have been writing a letter.”
Ali “Bir mektup yazmakta olacağım” dedi.

Ali said that he would have written a letter.”
Ali “Bir mektup yazmakta olacağım” dedi.

Ali said that he would have been writing a letter.
Ali bir mektup yazmakta olacağını söyledi.

“Direct” cümleler “indirect” cümle haline çevrilirken işaret sıfatları da şöyle bir değişikliğe uğruyor.

– o (şu)

these – those bunlar – onlar (şunlar)

Ayşe said “I saw this house.”
Ayşe “Bu evi gördüm” dedi.

Ayşe said that she had seen that house.
Ayşe o evi görmüş olduğunu söyledi.

He said “I bought these books.”
O, “Bu kitapları satın aldım” dedi.

He said that he had bought those books.
O, o kitapları satın almış olduğunu söyledi.

Zaman zarfları ve yer zarfları sözün aktarıldığı yere ve zamana göre değişikliğe uğrar. Bunlar liste halinde verilmiştir.

Direct / Indirect

Here / There/here

Now / Then

Today / That day

Tonight / That night

Tomorrow / The next day

Yesterday / The day before

Last night / The night before

Last week / The week before

Last month / The month before

Last year / The year before

Next day / The following day

Next week / The following week

Next year / The following year

Ago / Befor

He said “I ate an apple yesterday.”
O “Dün bir elma yedim” dedi.

He said that he had eaten an apple the day before.
O, bir gün önce bir elma yemiş olduğunu söyledi.

Ayşe said to me “I am going to Ankara tomorrow.”
Ayşe bana “Yarın Ankara’ya gidiyorum” dedi.

Ayşe told me that she was going to Ankara the next day.
Ayşe bana ertesi gün Ankara’ya gideceğini söyledi.

He said “I am a doctor.”
O “Ben bir doktorum” dedi.

He said that he was a doctor.
O, bir doktor olduğunu söyledi.

Ahmet said “I want to go to Antalya .”
Ahmet “Ben Antalya’ya gitmek isterim” dedi.

Ahmet said that he wanted to go to Antalya .
Ahmet Antalya’ya gitmek istediğini söyledi.

Reported Speech – Dolaylı anlatım Kullanımı, Örnekleri ve Sınav Soruları” için bir yorum

  • 15 Mayıs 2014 tarihinde, saat 23:18
    Permalink

    innosent değil innocent

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.